ÇSS Nedir?
Sokakta çalışan çocukların, sokakta yaşayan çocuklar statüsüne geçmesini önlemek, suça yönelmelerini ve suç örgütlerinin eline düşmelerini engellemek, sokağa itilen çocuk ve sosyal toplum açısından yadsınamaz bir gereklilik ve çözülmeyi bekleyen bir problem olarak önümüzde durmaktadır.
Sorunun aile, çocuk ve sosyal toplum üçgeninde ele alınması, konuya devlet kurumlarının yanı sıra sivil toplum örgütlerinin de katılımını gerekli kılmaktadır. Kanunları koyan ve uygulayan devletin, bu kanunların çerçevesinde gelişen toplumsal yaşam ile bu yaşama uyum sağlayamayan unsurlar arasındaki bağları kurmada, sivil ve katılımcı mekanizmalara ihtiyaç duyması, demokratik devlet modellemesi açısından zorunlu bir gerekliliktir. Bu noktada devlet-insan „nesnel-dikey“ ilişkisinin yanı sıra sivil toplum-insan „öznel-yatay“ ilişki türü, sorunun çözülmesinde gerekli olan metodolojinin oluşmasında başlangıç noktası olarak kabul edilebilir. Aynı kıstasta sokakta çalışan çocukların tespit edilip temasa geçilmesinin ardından gelişen süreçte, aile ve mağdur edilen çocuk, karşısında soğuk ve kuralcı bir yapı değil, esnek ve bilinçli insanlar bulmalıdır. Böylece aile, hem kendisini bir dayatmaya uğramış hissetmeden, hem de dilencilik psikolojisine girmeden, sorunlarını aşmada istekli bir psikolojiye bürünmesi, metodolojik açıdan temel prensiptir.